Duygusal-istismar
Yaşam

Duygusal Olarak İstismara Uğramak

İnstagram’da gezinirken karşıma çıkan bir mesele olup ülkemizde pek ciddiye alınmadığını düşündüğüm bir konuya gelmek istiyorum, Duygusal Olarak İstismara uğramak (Emotional Abuse). Bu yazıyı yazarken tek düşündüğüm başıma neler geldiği neler yaşadığım ve aşağıya yazacağım maddelerin hangilerini insanlar yaşıyor ve NEDEN, Peki ya çözümü ne? Çözümü var mı?

  • Sürekli Özür Dilemek (Gerekmediği zamanlarda da)

Duygusal olarak istismara uğramış kişilerde sıkça görülüp kendimde de az miktarda olduğunu farkettigim bir husus özür dilemek. Neden özür dileme ihtiyacı duyarız?

A-) Karşımızdaki insanı kaybetmemek için mi?

B-) Karşımızdaki insana zarar vermemek için mi?

C-) B

D-) D

Ufak ve saçma espiriyi bir yana bırakıp ne demek istediğimi açıklayayım: Bir hata yaptığımızda o hatadan pişman olduğumuzu belirtmek ve bir daha olmayacağını tembihlemek amacıyla özür dileriz. Peki ya özür dilemeye ihtiyaç duyulmadığı zamanda neden özür diler insanlar? Onu kaybetme korkusundan mı? yoksa Ona zarar vermek istemediğimiz için mi? Bence 2 soru da aynı kapıya çıkıyor. Özür dilemeyi karşımdaki çoğu insanın benden daha düşük daha az zeki ve hak etmediğini düşündüğüm zaman bıraktım ve bu aldığım en iyi kararlardan biriydi. Hatta o insanları hayatımdan çıkararak Arkadaş ve Dost kalitemi yükselttim. Tavsiyem aynısını yapmanızdır.

  • Kendi duygularızı başkasını üzeceğini düşünüp saklamak

En sevdiğim sanatçılardan biri olan Post Malone’un bir sözü ile başlamak istiyorum ( Hepsini harfi harfine hatırlamıyorum ama içindeki anlamı hatırlıyorum) :

Günün sonunda öldügümüzde başkalarının duygularıyla ve düşünceleriyle değil kendi düşüncelerinizle öleceksiniz bu yüzden bu hayatta ne istiyorsanız ve sizi ne mutlu ediyorsa onu yapın. – Post Malone

Harika bir söz tek kelime ile harika, neden mi? çünkü her zaman önceliginiz kendi bedeniniz ve ruhunuz olmalıdır. Bu sayede ne acı çekersiniz nede duygusal istismara uğrarsınız.

  • Küçük tartışmalar üzerine duygusal çöküntü yaşamak ve korkuyla anlaşılmazlığı kabul etmek

Bu tamamen karşınızdaki insanın düzgün bir insan olup olmamasıyla alakalıdır. Bir tartışmadan sonra kırılıp kırılmadığınızı ya da alınıp alınmadığınızı umursamayan bir insan sizden daha düşüktür ve acilen hayatınızdan çıkarmanız gerekmektedir. Küçük tartışmalar üzerine duygusal çöküntü yaşamak tamamen karşınızdaki kişiyi kaybetme korkusuyla alakalıdır. Kimseye muhtaç değilsiniz ve kimsenin karşısında ezilmek zorunda değilsiniz, ikili ilişkilerde tartışmalar olur, olmazsa bir sıkıntı vardır zaten (:P).

  • Kendine güvenememek

Kendine güvensizligin duygusal istismardaki etkisi içinde olduğunuz ilişkiler ile alakalıdır, zaten duygusal istismara uğramak da kendi kendinize olmaz her zaman çevreniz ile alakalıdır. Kendinize olan güveniniz Dış görünüşünüz (Karşınızdaki insanın sizi beğenmediği düşüncesi) ile alakalı da olabilir fakat bu benim tamamen saçma ve anlamsız bulduğum bir durumdur, bir insan zaten sizinle sadece mutlu olmaya değil mutsuzluğa da var olmalıdır. Ha eğer olamıyorsa değerli vaktinizi onlar ile harcamayın derim.

  • Bol bol reasüans’a ihtiyaç duymak

Nedir bu reasüans? Bir güvencedir, korkuların kaldırılması demektir, rahatlamak demektir. Örneğin bir insanın size verebileceği zararlardan korkmamak karşı çıkabilecegini düşünmek bir reasüanstır, korkmamak reasüanstır, geleceğinize dair olan şüphelerinizi silmek ve bir şeye (bir işe, hayatınıza giren birine) güvenmek demektir ve buna ihtiyaç duymak ta Duygusal istismara uğramışlığın bir kanıtıdır.

  • Üzgün olduğunu söylemek (Afedersin, Üzgünüm, Kusura bakma, SORRY!)

Neden başkası yüzünden üzgün olasın ki? Hey sana diyorum, evet sen bu yazıyı okurken benimle mi konuşuyor lan bu? diyorsan evet sana diyorum. Neden bir insanın seni üzmesine izin veriyorsun senden daha değerli bir şey yok bu dünyada. Bunu anlaman için daha kaç yara alman gerekecek bunu bir düşün? aynı zamanda onların neden senin için üzgün olmadığını veya affını istemediğini bir düşün, cevabını bulamazsan bana instagram hesabımdan ulaş ben cevaplarım.

  • Anksiyete bozukluğu (Anxiety Disorder)

Duygusal olarak istismara uğramış insanlar da bol bol ( İnsanı bir karpuz olarak sayarsak içindeki çekirdekler anxiety belirtileri olur ( hayır kesinlikle canım karpuz çekmedi)) karşımıza çıkan bu anksiyete bozukluğu çok ciddi bir durumdur, kişiye önce zihinsel olarak acı çektirir sonra bu acılar fiziksel acıya dönüşür ve kalıtsallaşır.

Nedir bu Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete bozukluğu yakın zamanda yaşanılan bir olay hakkında duyulan endişe ve beraberinde getirdiği kaygı üzüntü stress.

Hafife alınmamalı ve uzman hekim yardımı alınmalıdır, ha ben basit birşeymiş gibi anlatıyorum aşılmasının kolay olduğunu düşünüyorum, saygılarımla.

  • Ellerde titreme veya sürekli haraket ettirme

Böyle bir insan ile karşılaştığınızda, ellerini tutun geçecektir inanın bana tek ihtiyaçları olan onlara destek olabilecek ve değer verecek birileri. Bunu yaptığınızda o kadar şaşırıp size o kadar değer verecektir ki ( çünkü durum bu kadar ilerlediyse o daha önce adam akıllı bir değer görmemiştir ) başının tacı yapacaktır.

Aynı zamanda başıma gelmiş bir durumdur, Anksiyetenin ilerlemiş halidir. İştah kesilir, yaşama sevinciniz kalmaz vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.vs.

Birazda yalnızlıktır bu durum eğer ki Duygusal istismara uğramış ise bir insan yalnızlık çeker ve bu durum en kötüsüdür (Herkesin sınavı farklıdır).

  • Zamanla kendine olan güvenin kaybı

Zaman içinde kaybedilecek diğer şeylerin yanında güven kaybı gündelik yaşamda bir çok soruna yol açar, örneğin insan içine çıkamama, eğitim hayatında, iş hayatında sıkıntılar. Geri kazanılması çok zor olmakla birlikte hayatın gök yüzüne ters orantılı bir şekilde gitmesine yol açar.

  • Kendini suçlama

Herşey bittiğinde yeterine acı çekildiğinde yeterince zarar görüldüğünde yapılacak tek şey kendilerini suçlamaktır çünkü elde var sıfır durumuna geldiklerinde başka seçenekleri kalmaz. Her zaman düşündüğüm gibi kendi ruhunuz ve bedeniniz sizi Duygusal istismara uğratan insanlardan çok daha önemlidir ve tek suçlular onlardır.

 

Bu yazdığım maddeler tamamiyle bana özel ve kendi düşüncelerimdir hiç birinin bilimsel kanıtı yoktur ve üzücü bir şekilde hepsi kendi tecrübelerimdir.

Bu maddelerden 1 yada daha fazlasına sahip bir insanı fark ettiğinizde onun yanında olup zarar vermeyin zira onlar zaten fazlasıyla acı çekmişlerdir.

 

 

Harika! taa.. Yazım hatalarımdan sıyrılıp, Buralara geldiğine göre yazımı okumayı bitirmişsin, umarım beğenip, okuduğuna pişman olmamışsındır. Benim hakkımda bolca bilgiyi hakkımda kısmında bulabilirsin... Buraya sonradan bir şeyler yazacağım şimdilik hoşçakal yada aşşağıdan diğer yazılarıma bir göz at...

Ne Düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: