kurna-koyu
Günlük

Kurna Köyü Maceram ve Yaşadıklarım

Herkese selamlar, hava değişikliği için gitmeye karar verdiğimiz Kurna Köyünden yaklaşık 4-5 gün önce döndüm uzunca bir süre dinlendikten sonra bu yazıyı yazma girişiminde bulunuyorum umarım okurken sıkılmazsınız. Ayrıca Kurna köyünün sahiline giderken bir vlog çektim Youtube kanalımda onu bulabilirsiniz izlemenizi tavsiye ederim.

Çok az kaldığım ve çok fazla bir şey yapmaya imkanım olmadığı için fotoğraf koymadım, zaten video da var umarım beğenirsiniz iyi okumalar ve izlemeler.

Perşembe – 6 Eylül

Ben ve 2 arkadaş yola çıktık.(Öyle bi’ söyledim ki sanki yolda birini kaybetmiş gibi) Köye vardığımızda akşam üzeriydi hava kararmıştı pek fazla birşey göremedik, tabii ben daha önce geldim Kurna köyüne o yüzden yolları biliyorum bana pek yabancı gelmedi, zaten gittigimiz yerde bir arkadaşın Anneannesine ait o yüzden kimse yabancı değil bu köye sadece gelmeyeli uzun zaman oldu.

Gelir gelmez üstümüzü değiştirip sofraya oturduk tam olarak ne yediğimizi hatırlamıyorum ama çok acıkmıştım dolayısıyla canavar gibi yedim. Yemekten sonrasında dışarı çıkmak istedik fakat Kurna köyünde hava kararınca dışarısı pek tekin olmuyor, büyük şehirlerin aksine insanlardan dolayı değil vahşi hayvanların+zehirli böceklerin kol geziyor, Çakal, Yaban domuzu, Ayı fakat ayı yıllardır görülmemiş, ben sadece çok kez çakala rastladım. Hatta geldiğimiz gece odada kart oynarken 2 tane eşek arısı avladık ki çok tehlikeliler.(ve büyükler, böcek sevmiyorum diğer kedilerin aksine)

Kedi demişken samanlıkta yeni doğmuş 5 adet parmağım kadar kediyi saymazsak evin içinde 3 yavru 2 yetişkin ana baba olmak üzere tam tamına 5 kedi vardı ve deli gibi oyuncular.

Cuma – 7 Eylül

Bu gün vlog çekmeye başlamak ve youtube’a geri dönmeye karar aldığım gündü (Şey ben eskiden youtuber’dım da)

Cuma namazına gitmeye karar verdik, herkes abdest aldıktan sonra camiye doğru yol aldık, fakat köyde insandan çok hayvan bulunmakta, camide çocukları saymazsak 15 insan ya vardı ya yoktu. Cumadan sonra eşyaları alıp uzun mu uzun bir yola koyulduk, arabamız yada bisikletimiz olmadığı için sahile yürüyerek ulaşmak zorundaydık. Yaklaşık 30-40 dakika yürüdükten sonra bir plaja geldik ama kesinlikle abartmıyorum dalgalar boyuma ulaşıyordu, bu yüzden rüzgarın ulaşamayacağı bir yere gitmeye karar verdik. Bu öneriyi sunan köydeki evin sahibi olan arkadaşımdı çünkü o buraları iyi biliyor.

Bir 15 dakikalık yürüyüşten sonra Balıkçıların bulunduğu bir iskeleye ulaştık ve orada denizin sakin olduğu kısımlarda ilk defa deniz görüyormuş gibi yüzdük.(Çünkü yorulmuştuk ve yorulmuştuk ve yorulmuştuk)

Denizin zemini hep taştı ve ayağımın altı yara bere içinde kaldı…(Bu esktra bilgi midenizi bulandırmaz umarım.)

Aynı zamanda bütün günü kaydettiğim bir vlog çektim yazının başından izleyebilirsiniz.

Cumartesi – 8 Eylül

Pek bir anlatılacak yanı olmayan bir gün basit bir eve dönüş hikayesi ve tatilin sonu.

Bir dahaki yazılarda görüşmek üzere,

Sayonara.

 

Harika! taa.. Yazım hatalarımdan sıyrılıp, Buralara geldiğine göre yazımı okumayı bitirmişsin, umarım beğenip, okuduğuna pişman olmamışsındır. Benim hakkımda bolca bilgiyi hakkımda kısmında bulabilirsin... Buraya sonradan bir şeyler yazacağım şimdilik hoşçakal yada aşşağıdan diğer yazılarıma bir göz at...

2 Yorum

Ne Düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: